Canım Çıralı

Çok seviyorum burayı. Sakin, huzurlu, temiz, saygılı, çok güzel Canım Çıralı.

Çıralıya ilk defa geçen yıl gitmiştim ve aşık oldum. Bu yıl tekrar gittim ve galiba artık her yıl gideceğim. Hafif serin havası, her yerin yemyeşil olması, dubalara kadar yüzdüğünde bile dibi görebilecek kadar temiz olması, etrafta ki her kesin (yerli halka ek olarak dışarıdan gelenlerin bile) saygılı olması… Kısaca Huzur bulduğum yer.

Bu yıl hiçbir şeyin değişmeden 1 yıl boyunca beni beklemiş gibi hissettim. Her gün alışveriş yaptığım bakkalda ki ablanın tişörtü bile değişmemişti sanki. Bu tespitimi arkadaşıma söylediğimde “eski sevgiliye dönmek gibi işte” diyerek olaya farklı bir bakış açısı kattı.

Kısaca tanıtayım size Canım Çıralıyı…

NASIL GİDİLİR ?

Antalya otogarından Kumluca servislerinden birine binip çıralı kavşağında ineceğinizi belirtin. Çıralı kavşağında saat başı hareket eden servisler sizi karşılayacak. Bu servisler sizi otelinizin önüne kadar bırakacaktır.

Çıralı servisinin kalkış saatini beklerken yamaca yapılmış doğal bankta oturup çam kokusuyla doldurun ciğerlerinizi. O banka oturduğumda aklıma her zaman şu soru geliyor ” acaba düşer miyim buradan?” 🙂

KONAKLAMA VE YEMEK

Konaklama konusunda iyi bir araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Çünkü konum olarak denize uzak oteller fazlaca. Bu uzak otellerin bazısında bisikletler var. Denize ulaşım için otelin bisikletlerini kullanıyorsunuz. Aslında bu da keyifli bir seçenek. Ben çadırımda kalıcam derseniz kamp alanları mevcut. Oteller genelde kahvaltı ve konaklama. Akşam yemeği için bir çok yer bulabilirsiniz. Benim tercihim hemen girişte bulunan “yörük odası” oldu. Servis yemekler hizmet 4-4. Favorilerimden biride “simge” var. Simge de mutlaka pizza yiyin ve mojito için. Bunlar çarşı kısmında ki seçenekler. Deniz kenarında sıralanmış restoranların birini seçip denize nazır rakı balık keyfi de yapabilirsiniz.

DENİZ VE SAHİL

Kızkıza gittiğimiz tatillerde en önceliğimiz güvenlik. Eğer sizde kızkıza sakin, sözlü yada bakışlarla tacize uğramıyacağınız bir tatil geçirebilirsiniz. Her yerden yükselen müzik seslerinin olmadığı, genel olarak ailelerin tercih ettiği sakin sessiz bir yer zaten. Eğer otelinizin şezlongları yoksa restorantların şezlonglarından yiyecek içecek siparişi vererek yararlanabilirsiniz.

YANARTAŞ

Efsaneye göre bir yiğidomuz yenilmeyen 3 başlı ejderhayı yener ve bu dağın içine hapseder. O zavallı ejderhada o gün bugündür hapsolmuş şekilde orada yaşamaktadır. Gördüğümüz ateşler belki de ejderhanın yardım talepleridir.

Çıralı’dan bisiklet kiralayıp yanartaşı mutlaka görmelisiniz. Arabanız varsa bile bisiklet tercih edin çünkü bisiklet yolculuğu çok keyifli, çok manzaralı ve bol oksijenli oluyor.  Öğleden sonra 3-4 gibi  küçük bir pazarlıkla yarım günlüğüne bisikleti kiralayabilirsiniz. Tavsiyem çarşının içinde ki değil de denize doğru giden toprak yol üzerinde olan yeri tercih edin (denize doğru giderken sağda :)). Yol kaç km, ne kadar sürer… ? gibi konularda bilgi veremeyeceğim çünkü hem giderken hem gelirken kaybolduğumuz için ne desem olmaz 🙂

Yanartaşa geldiniz, bisikletinizi kilitlediniz. Şimdi tırmanma zamanı. 1 km yaklaşık yarım saat ateşi görmeniz için tırmanmanız gerekiyor. Terlikle çıkmanızı tavsiye etmem, mutlaka ayakkabılarınız iyi olsun. Yanınıza su almayı unutmayın. “Gerçekten yukarıda görmeye değer bir şeyler var mı?” sorusunu çıkarken düşüneceksiniz, inerken de insanlardan duyacaksınız. Bırakmayın tırmanın arkadaşlar. İnince hamaklarda sallanır dinlenirsiniz. Sonuçta hayatınızda kaç defa yanan bir taş, yanan bir doğ göreceksiniz ki ?

KARETTA KARETTA

Çıralı sahili karettaların yumurtalama bölgesi olduğu için sahilde yumurta şeklinde kafesler göreceksiniz. Bu kafesler karettaları koruma amaçlı. Yetkililer bu sevimli canlının yumurtlama ve yumurtadan çıkma dönemini takip ediyorlar. Belli zamanlarda yuvaları açıyorlar. Geçtiğimiz yıl ağustosun 2. haftası oradaydım ve galiba bu onların yumurtadan çıkma zamanı. Sabah 6-7 gibi yüzmeye gittiğimde bir kalabalık gözüme çarptı. Gidip baktığımda bir mucizeyi izledim. Bence bu bir mucize gibi bir şey. Onun yumurtadan çıkması, denize doğru gitme mücadelesini izlemek bir mucizeye tanık olmak gibi… Harikaydı.

Eğer buraya tatile giderseniz mutlaka en azından bir sabah erkenden kalkın ve harika gün doğumunu izleyin. Size büyük bir keyif ve huzur vereceğini garanti ederim.

Canım Çıralıdan yürüyerek Olimpus’ada gidebilirsiniz. Olimpus ayrıntılarını başka bir yazıya saklıyorum.

Özetle; Her yıl, her zaman koşa koşa gideceğim tatil beldesi “Canım Çıralı” diyorum ve hepinize kucak dolusu tatiller yolluyorum.

 

 

Advertisements

Adrasan

ADRASAN Bu yıl ki tatilimin ilk durağı. Harika bir deniz, pırıl pırıl bir sahil, serin havasıyla aşık oldum. Adrasan’dan adım adım bahsedeyim.

NASIL GİDİLİR ?

Ben otobüsle gittim. Antalya otogarına gelince, otogardan (saatlerini denk getirebilirseniz) direk Adrasana giden minibüsler var. Benim gibi geliş ve servis kalkış saatinizin arasında 3-4 saat varsa Kumluca servislerini kullanın derim. Bu servisler yolcularını istedikleri duraklarda bırakarak Çıralı, Olimpus, Adrasan… Kumlucaya kadar gidiyor.

Adrasan kavşağında indikten sonra orada bekleyen taksilerle yada otostopla 🙂 yaklaşık 22 kilometre tekrar küçük bir yolculuk yapmanız gerekli.

Otostop benim pek tercih edebileceğim bir seçenek değil. İmkanım varken ne işim var başkasının arabasında. 🙂 Sapık mıdır, hırsız mıdır, uyuşturucu falan taşıyor olabilir. %1 de olsa benim aklıma hep kötü ihtimaller geliyor.

Taksiciyle pazarlık yapmanızı tavsiye ederim. ilk 40 TL dedi, 30 TL ödedim. Daha aşağısı olur mu ? Sizin pazarlık yeteneğinize bağlı 🙂 Olursa mutlaka bana yazın 🙂

DENİZ VE SAHİL

Adrasan da halk plajı mevcut. 3 TL karşılığında şemsiye ve şezlong alabiliyorsunuz. Sahil ve deniz taşlık. Ben deniz ayakkabısına gerek duymadım çünkü ayağı acıtacak kesecek kadar büyük taşlar değil.

Deniz çok berrak ve temiz. Dubalara kadar yüzdüğümde bile suyun dibini görebiliyorsun. Mutlaka deniz gözlüğü ve snorkel almanızı tavsiye ederim. Balıkları izleyebilir onlarla beraber yüzebilirsiniz. Bu şaşkın balıklarla yüzmek onları izlemek takip etmek harika bir his. Farklı farklı balıklar görebilirsiniz hatta bu minik balıklar bacağınıza küçük öpücükler bile konduracaktır.

Bir güzel ayrıntıda sahilde devamlı dolaşan yerel halktan satıcılar var. Mısır, nar suyu, poğaça, meyve falan satıyorlar. Hem doğal hemde ayağına kadar geliyor.

TEKNE TURU

Tekne turu için bir farklı seçenekler var. Biz Sulu ada turunu tercih ettik. Akşam üzeri sahilde sıralanmış tekneler oluyor, tekne sahipleriyle konuşarak bilgi alabilirsiniz. Biz ARDA KAPTAN’la gittik. Özellikle onu seçmedik, tesadüfen denk geldi. Tekneleri genelde aileler işletiyor. Hanım yemekleri yapıyor, oğlan miço oluyor, babada kaptan. Her şeyiyle memnun kaldım. Yemekleri harikaydı, yediğim en güzel balıklardan birini yedim.  50 tl gibi bir ücreti vardı.  Bence fiyat olarak hem uygun hemde aldığınız hizmetten kesin memnun kalırsınız.

SULUADA

Türkiye’nin Maldivleri… olarak adlandırılıyor. Ben çok beğendim ve şaşırdım.

Maldiv sahilleri, bembeyaz taşların yarattığı turkuaz deniz sizi karşılıyor. Dalarak geçebileceğiniz küçük bir mağara kısmı var, farklı bir deneyim. Burada beni şaşırtan bir diğer ayrıntı adanın diğer tarafında şifalı olduğu söylenen bir tatlı su. Denizin ortasında kayalardan bir ada ve yer altından çıkan buz gibi bir tatlı su. Bence çok ilginç. Adanın mağaralar kısmında harika bir görsellik sizi karşılayacak.

AMERİKAN KOYU 

Neden Amerikan koyu?  dedim kaptana. Yılarrrr yıllarrr önce burada Amerikalı bir denizcinin esir alındığından bahsetti. Şimdi yazıyı yazmak için google da küçük bir araştırma yaptığımda hayallerim yıkıldı. Benim hayalimde esir alınan, çatal kollu bir denizci iken aslında eski adıyla Kelleci Koyu olduğunu, Amerika’lı  arkeologların dalış üssü olarak kullandığı için buranın adının Amerikan koyu olduğunu öğrendim. Resmen hayal kırıklığı…

Kocaman kayalıkların dibimde yer alan, yeşil küçük taşları ve bolca balık olan bir koy. Tekneden denize küçük bir ekmek yada bisküvi atın ve balıkların toplanmasını izleyin 😉

ÖZETLE 

Adrasan’a 3-4 gün ayırıp doğasını, havasını, denizini yaşayıp deneyimlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Korunmuş bir köy gibi her şey basit, sakin ve sade. Burada uzun bir tatil yerine kısa bir zaman dilimi ayarlamanızı tavsiye edebilirim çünkü sıkılabilirsiniz. Bir diğer tavsiye otelinizi sabah ve akşam yemeği veren yarım pansiyon bir otel seçmeniz. Akşam yemeği için yer bulmakta zorlandık.

Tatil tadında bir hayatımız olsun.

Bu sefer Hilalin çekmecesinden çıkan küçük bir ayrıntı; Yıllar önce ailemle yaptığımız son tatili Adrasan da yapmıştık. Çok eski bir tatil olmamasına rağmen o tatille ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum. 

 

Create a free website or blog at WordPress.com.

Up ↑