Hayata DÖN

DR. Gülseren Budayıcıoğlu'nun seanslarını toparlayıp kurguladığı psikolojik ama roman tadında kitabı HAYATA DÖN. Çeşitli hastaların seansları yer almakta fakat ağırlıklı olarak bir hastasının hayat hikayesini, tedavisini, gelişimi kaleme almış. ALA... Çok güzel bir isim. ALA... Bir gün klinikte randevusunu bekleyen ALA sudan bir sebeple klinikte büyük olay çıkarır. Etrafı birbirine katar. Ala'yı hayatında kimse sevmemiştir,... Continue Reading →

Advertisements

Geçmişin İzleri

Bu yazıları unutmamak için yazıyorum. Baktığımda bana dokunan duyguları tekrar hatırlamak için yazıyorum. Yazdıklarım birilerini ulaşıyor mu bilmiyorum. Belki birileri okur, yorum yapar ve ben de ona yardımcı olmanın mutluluğunu yaşarım. 🙂 Bu serimizin ilk filmi GEÇMİŞİN İZLERİ.  2. dünya savaşı sırasında İngiliz askerleri Japonlara esir düşer ve savaşın gidişatı için çok önemli bir yerde... Continue Reading →

Tereddüt

Yeşim Ustaoğlu'nun Dram dalında geçtiğimiz yıl ödülleri cuvalla topladığı filmi; Tereddüt. Film aslında birçok filmde işlenmiş bir konu ama farklı bir bakış açısıyla sunmuş yönetmen. Oyuncular Funda Eryiğit genç, evliliğinde ciddi sorunları olan psikolog ve Ecem Uzun yaşı büyültülerek zorla evlendirilmiş büyük bir travma yaşamaktadır. 2 kadın biri genç biri çocuk, biri şehir kadını, biri köy... Continue Reading →

That Sugar

Şekerin hayatımızda ki etkileriyle ilgili film tadında bir belgesel... Bir gün büyük bir zevkle özene bezene yapılmış tatlıyı kaşıklıyorum "Bu tatlıyı çok seviyorum" dedim. Karşımda oturan babam hafif dalga geçer tavırla "Senin sevmediğin tatlı var mı ki?" diye sordu. Düşündüm hatta baya bir düşündüm bulamadım. "Sevmediğim yok ama içlerinde gözdelerim olan var". Tatlıyı gerçekten çok... Continue Reading →

Bir Kadının Yaşamından 24 Saat

70 sayfalık kısacık ama derin anlam yüklü bir kitap. Stefan Zweig  bir anda değişime uğrayan bir hayat yada karakterin hayatının dönüm noktası gibi konuları ele alıyor. Bence kitapların bu kadar etkileyici, bu kadar derin ve gizli anlam yüklü olmasının nedeni karakterlerin yaşamlarında en büyük olayları anlatmasındandır. En derin yaralar iyileşse bile unutulmaz. Bu kitapta da... Continue Reading →

Canım Çıralı

Çok seviyorum burayı. Sakin, huzurlu, temiz, saygılı, çok güzel Canım Çıralı. Çıralıya ilk defa geçen yıl gitmiştim ve aşık oldum. Bu yıl tekrar gittim ve galiba artık her yıl gideceğim. Hafif serin havası, her yerin yemyeşil olması, dubalara kadar yüzdüğünde bile dibi görebilecek kadar temiz olması, etrafta ki her kesin (yerli halka ek olarak dışarıdan... Continue Reading →

Adrasan

ADRASAN Bu yıl ki tatilimin ilk durağı. Harika bir deniz, pırıl pırıl bir sahil, serin havasıyla aşık oldum. Adrasan'dan adım adım bahsedeyim. NASIL GİDİLİR ? Ben otobüsle gittim. Antalya otogarına gelince, otogardan (saatlerini denk getirebilirseniz) direk Adrasana giden minibüsler var. Benim gibi geliş ve servis kalkış saatinizin arasında 3-4 saat varsa Kumluca servislerini kullanın derim.... Continue Reading →

Albaya Mektup Yok

İlk olarak "Yüzyıllık Yalnızlık" sonrasında "Kırmızı Pazartesi" kitaplarıyla kalemine aşık olduğum 1 Nisan 2014 yılında öldüğünü bir taksi radyosundan öğrendiğim muhteşem yazar Gabriel Garcia Marquez. Kırmızı pazartesi benim en etkilendiğim kitaplardan biridir. Sonunu bildiğim bir öykünün anlatımı daha heyecanlı olamazdı.  Bu kitapta da o etkiyi bekledim ama çok farklıydı. Albay yıllarca devletine üst düzey hizmetler... Continue Reading →

Blog at WordPress.com.

Up ↑